21 Nisan Pazar /Yaprak HISIM ile Aile Niyet ve Travma Konstelasyon Çalışması

 

 

“Dönüşüm için; insanın ilk olarak, gerçekte ne olduğunu seyretmesi lazımdır. Gerçekte olanı seyretmediğim sürece; ulaşmak istediğim bir idealin peşinden koşup dururum.
Eğer; peşine düştüğüm bu: ‘Şiddetsiz olma’ idealini bir kenara bırakır ve içimdeki şiddeti seyredersem; o vakit şiddetin tamamen farkında olurum ve bu hakikatin apaçık bilincinde olmam bir dönüşüm meydana getirir. Deneyiniz bunu, siz de göreceksiniz. GERÇEKTE OLANI KABULLENEMEME; HEPİMİZ İÇİN BÜYÜK BİR SORUNDUR.
ASLA GERÇEKTE OLANI SEYRETMEK İSTEMEM. Huysuz olduğumu asla kabullenmek istemem ve her daim huysuzluğuma bir sebep uydururum. Fakat onu olduğu gibi seyredersem; yorumlamaya, mazur görmeye kalkmazsam; o vakit dönüşüm mümkün olacaktır. Bu muazzam bir dürüstlük gerektirir fakat çoğumuz düşüncelerimizde dürüst değiliz. Bu; düşüncenin kendisini nasıl kandırdığını keşfetmektir ve bu keşif çok önemlidir. Ancak düşüncenin hilelerini keşfettiğinizde; gerçekte olanla yüzleşebileceksiniz.” der Krishnamurti .

Gerçeği görmek, olanı olduğu haliyle yaklaşabilmek SUÇLUSU VE KURBANI İLE HEPİMİZİN İNSAN OLDUĞUMUZU İDRAK EDEREK OLANI KABUL EDEBİLMEYİ SAĞLAR. Kabul edebilmek, yaşama EVET diyebilmektir. Bize ait olmayan yüklerden kurtulmak, TEMİZLENMEK, sorumluluk alarak yaşama akabilmek demektir.
Bunun için Konstelasyon Çalışması çok değerli bir alan açar.

Kimler Faydalanabilir?

İçinde bulunduğu durumdan memnun olmayıp, değiştirmekte zorlananlar,
Açıklanamayan derin üzüntü, utanç, kızgınlık ve
Suçluluk duygusu yasayanlar,
Öfke yasayanlar,
Bağımlılık sorunu yaşayanlar,
İlişkilerde sorun yaşayanlar,
Bozucu ve yıkıcı davranışları yapanlar veya maruz kalanlar,
İş yaşamında sorun yaşayanlar,
Para problemi yasayanlar,
Fiziksel sorun yasayanlar Aile, Travma ve Niyet Konstelasyon çalışmalarından faydalanabilir.

Tarih: 21 Nisan 2019 Pazar
Saat: 13.00 – 18.00

Katılım için
05357132521

www.darmanas.com

info@darmanas.com

14 Şubat 2019 İLK SEVGİLİ: ANNEMLE İLİŞKİM = HAYATLA İLİŞKİM

 “Bağlanma ve ilişkilere yansıması” konusunun işlendiği workshopta  , psikolog ve psikanalist John Bowlby den günümüze gelen bağlanma teorileri ışığında, kendi yaşam yolunuzda kurduğunuz “ ilişkiler sistemine” dair geniş bir iç görü kazanacaksınız. 
Yürüyen ya da tıkanan ilişkilerinizdeki kişisel yaklaşımlarınızı fark edip, daha sağlıklı düzenlemeler yapabilmenin ip uçlarını alabileceksiniz. 
Konstelasyon bakış açısı ve yaklaşımıyla, temsilci algısı fenomenini deneyimleyerek annenizle olan ilk bağlantınızın, ALGI HARİTASINI ÇIKARARAK bu HARİTAYI, kaliteli bir yaşama ulaşmak için nasıl dönüştürebileceğinizi fark edebileceksiniz.

* Erken dönem anne- bebek bağlanmasının kalitesinin, kişisel yaşam üzerindeki etkileri.
* Konstelasyon bakış açısı ile SEVGİ ve KÖR- SEVGİ arasındaki farklar.
* SADAKAT kavramına yeniden bakış.
* Anne, “Ben, her şekilde senden daha iyiyim”…! Ve sonuçları.
* “Kabul” ne demektir? Nasıl gerçekleşir.

Her katılımcının ” anne bağlanma kalitesi hakkında”  bilgi verme niteliğinde bir sistemik çalışması yapılacaktır.
Bu yüzden ve içerik yoğun olduğundan katılımcı sayısı her workshop için 6 kişi olarak belirlenmiştir.

Lütfen en geç 3 gün önceden kayıt yaptırınız.
Mail müracatı sonrası gönderilecek hesap numarasına ödeme gerçekleştirildikten sonra kayıt tamamlanacaktır.

KİMLER FAYDALANABİLİR ?
* Belirgin olarak anne ile ilgili sorun yaşayanlar,
• Her hangi bir ilişki içinde sorun yaşayıp, nedeni ve çözümü bulamayan ve bu sorunu diğer ilişkiler içinde tekrar tekrar yaşayanlar.
• Zarar gördüğü ilişki sistemlerinden uzaklaşamayanlar.
• Bağımlılık geliştirenler. 
• Yaşamlarında , benzer problemlerle tekrar eden döngüler halinde yeniden yüzleşmek zorunda kalanlar.
• Anneleri ile çözemedikleri bir sorun yaşayanlar ya da sevgi ve yakınlık duygusu geliştirememiş olanlar.
Grupla birlikte, katılımcıların tümünün ANNE BAĞLANMA SİSTEMİ ÜZERİNE FARKINDALIK YARATMAYA YÖNELİK BİR ÖN ÇALIŞMA YAPILACAKTIR.
TARİH: 14 ŞUBAT 2019
SÜRE : 4 saat
KATILIM ÜCRETİ: 400 TL / KDV
KAYIT VE KATILIM İÇİN LÜTFEN 
9 ŞUBAT 2019 TARİHİNE KADAR

info@darmanas.com adresine mail atarak ya da 0535 713 2521 no’lu telefondan bize ulaşıp, ön ödemeyi tamamlayarak kayıt yaptırın .

BEYİN ve DUYGULAR : LİMBİK SİSTEM (1.Bölüm)

Kavramsal olarak baktığımızda Kalp ile beynin ayrı şeyleri ifade ettiğini düşünürüz. Fakat biraz odaklansak gerçekten de öyle midir ??

Aslında ifade etmek istediğimiz,

mantıklı, analitik düşünce ile çözüm arama süreçlerini seçmek ya da

duygusal, duygu odaklı yönelimlerle karar almak oradan çözüme yönelmektir.

Bu iki yöntem de BEYNİMİZLE ilgilidir.

Bu yüzden burada, ikilem gibi görünen yönelimlerimizin kaynağından ve birliğinden söz edeceğiz.

Konuya odaklanırken öncelikle BEYİN anatomisi ve konuyla ilgili bölgelerin işlevinden kısaca söz etmek gerekir.

Beyin, duygu ve davranışların mekanıdır. Beyniniz, dünyanızı yaratır. Beyninizin nasıl çalıştığı, hayatınızın en temel niteliğini, ne kadar mutlu olacağınızı, mesleğinizdeki başarılarınızı, ya da ne kadar tatminkar ve başarılı ilişkiler kuracağınızı belirler. Beyninizin yapıları, ne tür bir eş olacağınızı, okuldaki başarılarınızı, diğer çocuklarla ilişkinizi, hedeflerinize ulaşmak için gereken azme sahip olup olamayacağınızı, hüzünlü, agresif, öfkeli, savunmacı, iyimser, odaklı, dağınık, mesafeli ya da cana yakın gibi tüm özelliklerinizi önceden belli eder. Bunlar çok radikal ifadeler olsa da GERÇEK bu yöndedir.

Korteks Latincede organların dış katmanını ifade etmek için kullanılır. Serebrumun dış katmanına serebral korteks denir. Neokorteks, serebral korteks yerine de kullanılır, ama teknik olarak serebral korteksin daha gelişmiş memelilerde belirgin olarak gelişmiş olan serebral korteksin dış katmanlarıdır.  Korteks dendiğinde aslında kastedilen neokorteksdir.Bu bölge, insanı diğer memelilerden ve sürüngenlerden ayıran kısımdır.

Korteks basitçe her işten sorumludur. Gördüklerimizin, duyduklarımızın, hissettiklerimizin işlenmesinin yanında, dil, hareket, düşünme, planlama ve kişilikten de sorumludur.

Gündelik yaşamda, yeni karşılaştığımız çoğu durumda “mantıklı” tepki ve karar vermek için yüklendiğimiz fakat evrimsel süreçte diğer bölgelere göre beynimizin en genç bölümüdür.

Aşağıda Nörolojist Paul MacLean ın bir şeması var. Korteks bölümü, Limbik sistemin üzerinde gelişmiş ve onun da altında Sürüngen beyin(Beyin sapı ve Beyincik) denilen bölge bulunuyor.

Evrim boyunca yaşanmış tüm deneyimler, bu organ aracılığıyla bedenlerimize aktarılıyor.

 

KURBAĞA BEYNİ
İnsan Sürüngen Beyni (Cerebellum ve Beyin sapı)

 

BALIK SÜRÜNGEN KUŞ MEMELİ beyincik ön beyin soğancık

 

 

Yukarıdaki resimlerde de görüldüğü gibi, evrimsel gelişimle, üzerine katman katman eklenip gelişmiş bir Beyin anatomimiz var. Ve en önemlisi, bu evrim süreci içinde soyut olarak düşündüğümüz tüm anılar, duygular, hisler de katman katman aynı yerde gizli.

En temel yaşamsal fonksiyonlarımızın idaresi en derin katmanda, biraz dışarıda duygular ve en sonunda muhakeme yeteneğimizi veren korteks.

DERİN DUYGULAR, BAĞLANMA VE AŞK ÜZERİNE ;

Derin limbik sistem beynin merkezinin yakınında ceviz büyüklüğünde bir yapıya sahiptir. Limbik sistem hayatta kalmamızı sağlayan sistemdir;

  • Aklın duygusal ayarını sağlar,                       
  • Dışsal gerçekliği, iç referanslarla süzer.
  • Olayları içsel öneme göre etiketler.
  • Yüksek yüklü duygusal anı depolar
  • Motivasyonu düzenler,
  • Bağ kurmayı teşvik eder,
  • İştah, uyku döngülerini kontrol eder,
  • Koku duyusuyla doğrudan bağlantılıdır, libidoyu düzenler.

 Ana kural şudur: ne zaman kedi ya da köpeğinizin de yaptığı bir şeyler yapıyorsanız (yeme, içme, seks, kavga, saklanma, korkarak   kaçma gibi) büyük ihtimalle arkasında limbik sisteminiz vardır.

Aynı zamanda duyguların kaynağı da burasıdır. Duygular da eninde sonunda hayatta kalma içgüdüsünden kaynaklıdır. Duygular komplex sosyal yapılarda yaşayan hayvanlar için gerekli olan gelişmiş hayatta kalma mekanizmalarıdır.

Şöyle de düşünebiliriz: Derin Limbik sistem, hem olumlu hem de olumsuz anlamda duygusal bir baharat ekler. Bu Baharatın  aromatik mi, tatlı mı yoksa acı mı olacağının tohumu, daha ana rahminde belirlenmeye başlamıştır bile.  Limbik Beyin Fetüs 10 haftalıkken oluşur ve tabii ki deneyim kaydeder fakat bu deneyimler, bedende kayıtlı olmasına rağmen hatırlanamazlar çünkü hafıza ile ilgili neokorteks bölümü daha oluşmamıştır.

Travmalar ,tam da bu yolla kişinin bedenine daha oluşum aşamasındayken kaydedilirler.

Prof. Franz Ruppert’in teorileri ışığında gelişen Travma ve Niyet  Konstelasyon Çalışmalarında , limbik sisteme kaydolmuş travmatize parçaları tanıyarak, algıda net bir psişenin yapıtaşlarını görerek, dönüştürme yöntemi uygulanır.

  • KİMLİK TRAVMASI           
  • SEVGİ TRAVMASI

 Özellikle Varoluşsal travmalar olarak nitelendirebileceğimiz Kimlik Travması  ve Sevgi Travması, doğum öncesi ve erken dönemde bağlanma yoluyla aktarılan travmalardır ve fetüsün limbik sistemine kaydolarak yaşam bulmaya devam ederler. Kimlik Travmasında kişi, annenin istekleriyle özdeşleşme yaşar ve sağlıklı Ben yapısını fark edemez. (diğerlerinin algısı benim kim olduğumu belirler)

Sevgi Travmasında ise kişinin “sevgi” konusunda derin yanılsamaları vardır. ( sevgi her şeyi iyileştirir, sevgiyi satın alabilirim, onunla yatarsam beni sever, onun istediği gibi olursam beni sever….)

Derin Limbik yapılar, bağ kurma ve toplumsal ilişkilerde önemli bir rol oynar. Hayvanların limbik sistemleri zarar gördüğünde, yavrularıyla gereken şekilde  bağ kuramazlar. Fareler üstünde yapılan çalışmada, derin limbik yapılar zarar gördüğünde anneler yavrularını besleyip büyütmek yerine, sanki onlar cansız nesnelermiş gibi, onları kafesin etrafında sürükledikleri görülür. Bu durumu, travma yaşamış bir anne ile bebeği arasındaki ilişki şeklini hayal ederek düşünelim. Benzer tıkanıklıklar güvenli bağlanmaya giden yolda hayli blokaj yaratacaktır. Bu durum, çözüm için, annenin sevgisizlik ya da ilgisizlıkle suçlanmasından öte, olaya farklı bir bilinçle yaklaşım gerektirir.

Derin limbik sistem, diğer insanlara toplumsal olarak bağlanmanızı sağlayan “bağ kurma” mekanizmanızı etkiler; karşılığında ise, bunu başarmaktaki becerinizde sizin ruh halinize etki eder. Olumlu bağ kurduğumuzda, yaşamımız hakkında daha iyi hissederiz. Yani,BAĞ KURMA KAPASİTESİ, ruh halimizin niteliği ve tonunun belirlenmesinde önemli rol oynar.

Derin limbik sistem açıldığında, duygular devreye girer. Ancak sakinleştiğinde kortekste daha fazla etkinlik mümkün olur. Çok öfkelendiğinizde ya da korktuğunuzda, mantıklı düşünmek ve yapılması gerekenleri yapabilmek için gereken sağduyuyu bulamayız. Hatta , öyle durumlarda söylenmesi gerekli doğru cümleler bile uçar giderler. Bunun sebebi çok aktif olan bir limbik sistemdir. Ancak doğru diyafram nefesi ile sakinleşme sağlanır ve o zaman korteks devreye girer.

İkinci bölümde , limbik sistemin koku ve cinsellik üzerine etkileri, ölüm, boşanma ve ayrılık durumlarında neden “fiziksel acı” çekilebildiği ve bunları aşabilmek için neler yapabileceğimizden söz edeceğim.

Sevgiler.