17 Haziran 2019 / Annemle ilk ilişkim= Hayatla ilişkim

İnsanlar olarak duygusal sağlığımızın ana kaynağı başka insanlarla olan temasımızdır ki aynı zamanda duygusal ve ruhsal acı çekmenin kaynağı da onlardır. Temel olarak, başka insanlar için duygusal ıstıraba neden olabilecek tek şey sadece insanlardır.
Stresle ilgili pek çok şeyle başedebiliriz( açlık, yoğun çalışma, olumsuz çevre ve ruhsal koşullar vs.) fakat bize başetmesi en zor gelen ve acı veren şey, KÖTÜ İLİŞKİLERDİR.
İlişkilerimizde, korkularımızla, öfkemizle, utanç ve suçluluk duygularımızla ve sevgimizle yaşamayı öğrenmekle karşı karşıya kalırız.
Kişiler arası iyi ilişkiler şifa verir, kötü olanlar bizi hasta eder. Bağlanma düzeyindeki ilişkiler ( ebeveyn, çocuk, eş, partner, kardeş, evcil hayvan…), benliğimizin en derin duygusal ve ruhsal düzeyinde sağlığımızla ilgili en önemli meydan okumaları biçimlendirir, çünkü duygusal ve ruhsal bağlanma karşılıklı-bağımlılığı, neşe acı gibi duyguları paylaşma ve birbirimizi derinden anlama yeteneğimizi doğurur.
Duygusal ve ruhsal bağlanma bir sevgi ve güç kaynağı olarak hizmet görür ancak bu bağlanmanın altında yatan duygusal bir “dolaşıklık” varsa, keder ve üzüntü getirebilir.
“Bu dolaşıklık şu anlama gelir: Dolaşık olduğum bu insandan bağımsız olarak hissedemiyor, düşünemiyor ve karar veremiyorum, çünkü aksi takdirde bu ilişkinin biteceğinden ve o ilişki olmadan yaşayamayacağımdan korkuyorum.”
Dolaşık bir ilişkide kimse kendi “doğru yerinde” değildir.
Ebeveynler çocuk gibidir ve çocuklarının kendilerini tatmin etmesini bekler; çocuklar kendi ebeveynlerine “anne babalık” yapar ve kayıp anne babayı, arkadaşları ya da eşleriyle ikame etmeye çalışırlar; Ardından eşler birbirine çocuk gibi davranır.
Ruhsal olarak dolaşık terapistler, kendi ihtiyaçlarını danışanlarına yansıtır ve danışanlar terapistin “iyi bir iş yaptığını hissetmesini” garantilemeye çalışarak terapistlerine iyi bakma sorumluluğu hissederler.
DOLAŞIK İLİŞKİLERİMİZİ ÇÖZMENİN TEK YOLU, BAŞKALARINA DEĞİL KENDİMİZE BAKMAKTIR.
İçimde bu özel dolaşıklığa bu kadar hassas olmamı sağlayan ne?
Geçmişimdeki kökenleri neler?
Bu da genelde kendi sistemimizden kaynaklanan korku ve acılarla yüzleşmek demektir ki, çoğu zaman bunların kaynağı, köken ailemizdeki travmatik deneyimlerdir.
(Prof. Dr. Franz Ruppert)

ANNEMLE İLK İLİŞKİM = HAYATLA İLİŞKİM çalışmaları, yaşamınızda fark ettiğiniz sorunların altında yatan dinamikleri anlamanızı ve çözmenizi sağlar.

Bağlanma ve ilişkilere yansıması” konusunun işlendiği workshopta , psikolog ve psikanalist John Bowlby den günümüze gelen bağlanma teorileri ışığında, kendi yaşam yolunuzda kurduğunuz “ ilişkiler sistemine” dair geniş bir iç görü kazanacaksınız.
Yürüyen ya da tıkanan ilişkilerinizdeki kişisel yaklaşımlarınızı fark edip, daha sağlıklı düzenlemeler yapabilmenin ip uçlarını alabileceksiniz.
Konstelasyon bakış açısı ve yaklaşımıyla, temsilci algısı fenomenini deneyimleyerek annenizle olan ilk bağlantınızı kaliteli bir yaşama ulaşmak için nasıl dönüştürebileceğinizi fark edebileceksiniz.

* Erken dönem anne- bebek bağlanmasının kalitesinin, kişisel yaşam üzerindeki etkileri.
* Anne – çocuk ilişkisinin yaşam yolunda sağlıklı sınırı nedir?
* Konstelasyon bakış açısı ile SEVGİ ve KÖR- SEVGİ arasındaki farklar.
* SADAKAT kavramına yeniden bakış.
* Anne, “Ben, her şekilde senden daha iyiyim”…! Ve sonuçları.
* “Kabul” ne demektir? Nasıl gerçekleşir.

Katılımcılar arasında ” anne bağlanma kalitesi hakkında” bilgi verme niteliğinde bir sistemik çalışma yapılacaktır.
Katılım Sertifikası verilecektir.

KİMLER FAYDALANABİLİR ?
* Belirgin olarak anne ile ilgili sorun yaşayanlar,
* Çocukları ile sağlıklı bir ilişki geliştirmek isteyenler.
• Her hangi bir ilişki içinde sorun yaşayıp, nedeni ve çözümü bulamayan ve bu sorunu diğer ilişkiler içinde tekrar tekrar yaşayanlar.
• Zarar gördüğü ilişki sistemlerinden uzaklaşamayanlar.
• Bağımlılık geliştirenler.
• Yaşamlarında , benzer problemlerle tekrar eden döngüler halinde yeniden yüzleşmek zorunda kalanlar.
• Anneleri ile çözemedikleri bir sorun yaşayanlar ya da sevgi ve yakınlık duygusu geliştirememiş olanlar.
Grupla birlikte, ANNE BAĞLANMA SİSTEMİ ÜZERİNE FARKINDALIK YARATMAYA YÖNELİK BİR ÇALIŞMA YAPILACAKTIR.

17 Haziran 2019 Pazartesi

Saat : 13.00 -17.00

Bilgi ve Rezervasyon
05357132521

www.darmanas.com

info@darmanas.com

Iç Sesleri Fark Etmek 1: Küskün, Güvensiz,İncinmiş Çocuk

22 Mayıs 2019 WORKSHOP
Iç Sesleri Fark Etmek 1: Küskün, Güvensiz,İncinmiş Çocuk

ETİKETLER

İçine doğduğum nesil iyi hatırlayacaktır; ilkokul ve sonrasında okul açılmadan defterlerimizi hazır etmeye çalışır, her bir ders için farklı defterleri düzenlerdik.

Bütün defterler için pırıl pırıl kaplama kağıtları alınır, defterler bir güzel o şık kağıtlarla kaplanırdı. Son detay ise defterlerin üzerine etiketlerini yapıştırmaktı.

Eğer defter kaplarımız aynı renkteyse ayırt etmek için…

Etiketler konusunda yazmayı düşünür düşünmez aklıma gelen bir görsel oldu, onu da yazının görseli olarak başa yerleştirip etiketleyiverdim 🙂

Aslında hepimiz, doğar doğmaz etiketleniriz;  hatta doğmadan önce.

Kız ya da erkek oluşumuz bile bir etiket oluşturur. Kız bebek için pembeler , oyuncak bebekler, evcilik takımları , erkek bebekler için maviler, arabalar, oyuncak askerler…   

ilk kelimeler etiketlerdir. Annenin manasını en derinden BİLEN bebek, anne sözcüğü ile o manayı eşleştirmeye başlar, sonra da devam eder: Ağaç, çiçek, kedi, köpek, masa, tabak, yemek, su…..

Bir süre sonra etiketler zenginleşmeye başlar: iyi, kötü, güzel, çirkin, ayıp, uslu, yaramaz….

Kısa bir süre içinde hangi etiketler (tanımlar) aile ve özellikle anne tarafından daha çok onay alıyorsa o etiketlere uygun tavırlar gelişmeye başlar.  Farkında bile olmadan, daha o etiketlerin ASIL MANALARI içerip içermediğini fark etmeden kıyafet gibi giyeriz onları. Niye ?

Çünkü o kıyafetleri ailemiz vermiştir, güvenlidir. Sorgulayacak bir yaşta bile değilizdir.  

Hareketli bir çocuk düşünelim, aktif, yerinde duramıyor, zeki. Ailenin ise bin türlü derdi var o sırada. Anne, baba çalışıyor , ekonomik sıkıntı içindeler ve evde çocuğun ablasının yanı sıra bakım vermeleri gereken bir de yaşlı nineleri var.

Anne çocuğun normal ihtiyaçlarına karşılık veremediği anda yapıştırıyor etiketi : “yaramazsın sen, yaramaz… Kötü bir çocuk oldun sen. Bak, filancanın çocuğu ne kadar uslu, zeki. Bir de sana bak..! işin gücün haytalık..! Kime benzedin bilmem ki.”

Ablası ise ergenliğe  adım atmış, tüm bildikleri sanki yanlış ve hayat çok ağır gibi geliyor, KENDİNİ yeniden keşfetme yolunda. Gönlü kaymış yaşıtı bir delikanlıya , kalp çarpıntıları ile ilk kez el ele tutuşmuş, hülyalarda, ayakları yerden kesilmiş. Evdeki sorumlulukları aklından uçup gitmiş:  yemek masasında istenen tuzluğu duymamış bile… ” Sen iyice aptallaştın. Ne biçim gençsin sen, konuşulanı da duymuyorsun artık. Sanki bu evde yaşamıyorsun. Geçen gün okuldan çağırdılar orada da notlar düşmüş, öğretmen dinlemiyor beni diyor. Zaten küçüklüğünden beri sakardın, yetmedi bir de aptallık çıktı başımıza”

Etiketler, etiketler…

Sonra, özdeğerinin farkına varamayan, güvensiz ya da sosyalleşemeyen ,iç dünyasında bin türlü boğuşma ile yaşamaya çalışan bireyler. 

Etiketler var oluşumuz için, aidiyetimiz adına bir çerçeve belirleyebilmemize yarar. Soyut kavramlar ile  duygularımızı yargılamaya dönüştüklerinde ise o çerçeveler kişisel hapishanemiz haline gelebilir. 

“Ben iyi bir çocuktum, şimdi de mutlaka iyi bir insan olmalıyım” dediğimizde- genel değerlerin ötesinde- kötüyü , kötü olabilme hakkı ve seçimimi dışladıysam eksik kalırım. Kötü olarak nitelendirdiğim durumları sorgulamadan reddedebilirim ve bu, kendi negatif duygularımı da dışlamayı getirir ki bu durumda GERÇEKTEN İYİ OLMA SEÇİMİMİ LAYIĞIYLA YERİNE GETİREMEM.

Sadece iyi ve kötü  arasında verdiğim bu örneği, günlük hayatımızda kullandığımız yüzlerce yargıya uygularsak ne olur? 

Yaşam, etiketler arasında GÜVENLİ gibi görünse de aslında demir parmaklıklar arkasındaki izleyici rolündeyizdir. Her bir parmaklık, bizim OLANa yapıştırdığımız etikettir. 

Bu, tohumlarını ailemizin attığı ve sonra kendi yarattığımız kişisel hapishaneden çıkış mümkün. 

İşte anahtarlar:

Önce günlük yaşamınızda verdiğiniz tepkilere, eleştirilere bakın; kendinizi izleyin.

Toplumun genel kabulüne göre değil, KENDİ KALBİNİZE göre 

Nelere iyi, güzel, hoş, diyorsunuz? O kişilerin yaptığını düşündüğünüz ve Kötü olarak nitelendirdiğiniz davranışlarında, onlara göre İyi, hoş, güzel olma olasılığı olamaz mı?

Aynı şekilde negatif etiketler için düşünün. 

Tüm bunların altında yatan dinamik nedir , bir düşünün. Herkesin “aidiyet adına” kendi iyileri ve kötüleri olduğu bir dünyada yaşıyorken “DOĞRU”YU nasıl bulacağız? 

Halil Cibran ın sözleri bize parlak bir anahtar sunuyor:

Yanlış ve doğru hakkındaki fikirlerimizin ötesinde bir alan var. Sizinle orada buluşacağım. Ruh, çimenlerin arasına uzandığında, dünyanın doğru-yanlış fikirlerinize ihtiyacı olmadığını göreceksiniz.

 

Kendi etiketlerinizi keşfettikçe, nedenlerine, kaynağına yaklaşırsınız. 

Kaynağını keşfettiğinizde, alternatiflerini fark edersiniz.

Alternatiflerini fark ettikçe , Diğerlerini anlamaya başlarsınız.

Diğerlerini anlamak için kulak kabarttığınızda, empati geliştirirsiniz.

Empati geliştikçe, hapishane duvarları yıkılmaya başlar.

Çünkü hepimiz, aynı dünyada, aynı yolda,  birlikte yürümeyi öğrenen yolcularız.

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî ‘nin sözleriyle nokta koyalım:

Yaraların, ışığın içeri girdiği yerdir.
 
Kapı ardına kadar açıkken neden hapishanede kalırsın?
 
Eriyen kar gibi ol, kendini kendinle yıka!
 
Senin görevin aşkı aramak değil, ancak onunla aranda kurduğun engelleri aramak ve bulmaktır.

 

Sevgilerimle Dostlar.

 

5 Mayıs 2019 / SİSTEMİK SPİRAL BAKIŞ EĞİTİMİ

AKTARILMIŞ DUYGUSAL PATERNLERİ FARKETMEK/ KENDİN OLMA YOLUNDA GEÇMİŞ ENERJİLERDEN ÖZGÜRLEŞMEK;

SİSTEMİK SPİRAL BAKIŞ eğitiminde,

sistemik bir bakış açısı geliştirerek,
aile tarihiniz de ya da kendi yaşamınız içinde var olmuş travmaları fark edip,
kendi kendinize uygulayabileceğiniz pratik çalışmaları öğrenerek,
dönüştürme fırsatı kazanacaksınız.
EĞİTİM sürecinde,

Kişisel SPİRAL YOLUMUZU fark etmek, anlamak,
Yönümüzü kaybettiğimiz alanlarda, bunun sebeplerini bulmak,
Bu sebeplerden güç alarak yeni alanlar oluşturabilmek,
Reddettiğimiz ya da bize ait olmayan yolları belirlemek,
Yeniden inşa etmek,
Yeniden rota oluşturmak
İçin gereken bilgi ve uygulamalar olacak.

SPİRAL YOLA GİRİŞ
SİSTEMİK SPİRAL BAKIŞ EĞİTİMİ©
SİSTEMİK YASALAR IŞIĞINDA KENDİNE YARDIM EDEBİLME

NEDEN SPİRAL BAKIŞ
Konstelasyon çalışmalarında “olanı” görmemize yardım eden alan “bilen alan” olarak da tanımlanır. Bu alan, Rupert Shaldrake’in tanımıyla morfogenetik alan olarak bilinir.

Bu teoriye göre bir nesne, “temel modelinin” şifrelerinin kodlandığı evrensel bir alan üzerine temellenir.

Sheldrake’in görüşüne göre, bir formun varlığı o formun başka bir yerde de ortaya çıkması için yeterliydi. Sheldrake 1973’te buna “morfonegenik alan” adını verdi ve bu görüşe göre doğa bir yasalar bütünü değil, alışkanlıklar bütünü olabilirdi.

Buradan yola çıkarak doğada bir tür hafıza vardır ve herşey kolektif bir hafızaya sahiptir diyebiliriz.

Her şeydeki hafızayı ve bunun yansıması olan geometriyi anladığınızda, hayatın nasıl işlediğini ve hepimizin nasıl kozmosa uyduğumuzu anlamaya başlarsınız. Her şey belirli geometrik bir şekilde yaratılmıştır ve geometrik özelliklere sahiptir.
DNA’dan tutun, fiziksel hücrelere, ağaçlara, boyutlara, dillere, virüslere, müziğe, bilgisayarlara, kimyasallara, atomlara kadar. Bunlar evrendeki birçok şeyin öğeleridir, gezegenin etrafındaki enerji alanlarına kadar. Doğru bir şekilde bir araya getirebilirseniz, hücresel yapınızı ve DNA’nızı bile tanımlayabilirler. Hatta evrenin nasıl yaratıldığını bile gösterebilirler, anlamasını bilirseniz.

Duygularımız, yaşam döngülerimiz, -siz onları “sevimsiz, negatif “ olarak bile tanımlasanız- onlar da kendisini tekrar eden soyut birer düzenleme, PATERNdirler.

Yaşam, spiral bir döngü ile ilerler. Ne sürekli çıkış vardır ne de sürekli bir iniş. Aynı zamanda, her olgu, zaman içinde dönerek, dönüşerek ilerleyip büyür ve vakti geldiğinde sonlanarak bir başka halde var olmaya devam eder. Bu sonsuz döngünün gelişerek büyüyen yansımalarını, doğada özellikle spirallerde rahatlıkla görebiliriz.
İnsan bilinci de farkındalık ışığı altında, bir spiral rotasında gelişir. Geçmişinden getirdiklerine dayanarak doğar (DNA) , deneyimleri ışığında büyür, yetişkinliğe ve yaşlılığa doğru ilerlerken aynı bir spiralde olduğu gibi geçmiş deneyimlerini de kapsayarak yol alır. Eğer bu rota içinde neleri kapsayacağımızı, nelerin bizim rotamıza uygun olup olmadığını, GEÇMİŞ FAKAT AKTARILMIŞ PATERNLERİ tekrar edip etmediğimizi fark etmezsek, reddeder ya da bize ait olmayanı yol haline getirmeye çalışırsak kendi SPİRAL YOLUMUZU, bir anlamda YÖNÜMÜZÜ KAYBEDERİZ. İlişkilerde tekrar tekrar yaşanan problemler, iş ve para problemleri, tekrar eden olumsuzluklar, bağımlılıklar, tam ve bütün, sağlıklı hissedememek, yönümüzü kaybetmiş olduğumuzun sinyalleridir.

Bu eğitimden HERKES faydalanıp güç almalı;

Çünkü “neden hep aynı şeyi yaşıyorum ” dediğin yerde nedenlerini buluyorsun,
Çünkü ” aslında her şeyi yaptım ama olmuyor “dediğin yerde, bakman gereken başka bir açıyı fark ediyorsun.
Çünkü sorunlarının “sadece senden” kaynaklanmadığını ama çözümün “sadece senden” geleceğinin içsel farkındalığını yaşıyorsun.
SİSTEM nedir anlıyor ve yaşamını onun yasalarına uyumlandırdığında KAZANDIĞINI görüyorsun.
“yalnız olmadığını” , SENİN SEN OLABILMEN İÇİN destekleyen çok insan olduğunu fark ediyorsun.
SEVGİ diye dile doladığımız çoğu şeyin başka ihtiyaçlar olduğunu fark edip GERÇEK SEVGİYE dokunuyorsun.
Kendi ilişki paternlerini ve dolayısıyla senin için doğru olan ilişkiyi fark ediyorsun.
Yaşam içinde kendimizi, doğru bilip yanlışa sürükleyen o kadar çok olay içinde buluyoruz ki, Sistemik Spiral Bakış Eğitimi ezber bozuyor.
Bozduğu ezberin yerine yaşamla uyum içinde akabilmenin anahtarlarını bırakıyor.

SİSTEMİK SPİRAL BAKIŞ EĞİTİMİ SÜRE VE ÜCRETİ:

Haftada bir oturum olacak şekilde Toplam 6 oturumdan oluşan eğitim süresi bir buçuk aydır.
Kapalı grup olarak çalışılır.
Tüm oturumların sonunda, grup olarak bir supervizyon seansı yapılacaktır. Bu seans, eğitim ücretine DAHİLDİR.
Katılımcılar, Supervizyon Seansı sonrasında SİSTEMİK SPİRAL BAKIŞ EĞİTİMİ sertifikası almaya hak kazanır.
BU EĞİTİMİ BAŞARI İLE TAMAMLAYAN KATILIMCILAR SİSTEMİK SPİRAL GELİŞİM EĞİTİMİ NE KATILMA HAKKINA SAHİP OLURLAR.

Yaprak HISIM
Konstelasyon Kolaylaştırıcısı, Sistemik koç, Eğitmen

www.darmanas.com

Bilgi ve Rezervasyon
05357132521
info@darmanas.com

Çalışma takvimi:

05 Mayıs2019 saat: 13:00-17:00
12 Mayıs 2019 saat: 13:00-17:00
19 Mayıs 2019 saat: 13:00-17:00
25 Mayıs 2019 saat: 13:00-17:00
26 Mayıs 2019 saat: 13:00-17:00
01 Haziran 2019 saat: 13:00-17:00

20 Nisan Cumartesi/ İÇSEL EBEVEYNLERİ KEŞFETMEK

 

 

İçsel ebeveynler olarak tanımladığımız, ruhumuzdaki bir parçamız ile içimizdeki çocuğu destekler , yargılar, eleştirir, koruruz..
İçimizdeki çocuğa ebeveynlik yapan bu parçamızın MODEL ALDIĞI KİŞİLER tabii yaşamda bize bakım verip büyüten gerçek anne babamızdır.
Eğer onlar tarafından yeterince sevgi onay alarak büyüdüysek, kendimizle olan ilişkimiz de daha olumlu, yaratıcı , sevecen ve yapıcı olarak gelişir. Fakat çocuklukta yeterli destek, sevgi, onay göremeyip olumsuz koşullarda büyüdüysek , kendi içsel çocuğumuzun ihtiyaçlarını anlama ve cevap verme konusunda yetersiz kalırız.
Bu Çalışmada, “sistemik ve sanatsal bir yol izleyerek” içsel ebeveyn modellerimizi keşfe çıkarak onların içimizde yansıyan dilini tanıyacağız.
*kişisel ihtiyaçlarımıza ne derece cevap verdiklerini,
*yaratıcılığımızı nasıl şekillendirdiğini,
* adımlarımızı nasıl desteklediğini ya da desteklemiyorsa ipleri nasıl ele alacağımızı,
*Güvenme süreçlerimizi nasıl şekillendirdiğini
*Eleştirme, yargılama süreçlerinin temelinde yatan duygu durumlarını,
* Kısır döngüye giren çekişmeli duygu durumlarının çözüm anahtarlarını,
ve içsel ihtiyaçlarımız konusunda bir dolu farkındalık yaşayarak çözüm yolu keşfedeceğiz.

Tarih: 20 Nisan 2019 Cumartesi
Saat: 13.00 – 17.00

Kayıt ve Katılım
05357132521

www.darmanas.com

info@darmanas.com

14 Şubat 2019 İLK SEVGİLİ: ANNEMLE İLİŞKİM = HAYATLA İLİŞKİM

 “Bağlanma ve ilişkilere yansıması” konusunun işlendiği workshopta  , psikolog ve psikanalist John Bowlby den günümüze gelen bağlanma teorileri ışığında, kendi yaşam yolunuzda kurduğunuz “ ilişkiler sistemine” dair geniş bir iç görü kazanacaksınız. 
Yürüyen ya da tıkanan ilişkilerinizdeki kişisel yaklaşımlarınızı fark edip, daha sağlıklı düzenlemeler yapabilmenin ip uçlarını alabileceksiniz. 
Konstelasyon bakış açısı ve yaklaşımıyla, temsilci algısı fenomenini deneyimleyerek annenizle olan ilk bağlantınızın, ALGI HARİTASINI ÇIKARARAK bu HARİTAYI, kaliteli bir yaşama ulaşmak için nasıl dönüştürebileceğinizi fark edebileceksiniz.

* Erken dönem anne- bebek bağlanmasının kalitesinin, kişisel yaşam üzerindeki etkileri.
* Konstelasyon bakış açısı ile SEVGİ ve KÖR- SEVGİ arasındaki farklar.
* SADAKAT kavramına yeniden bakış.
* Anne, “Ben, her şekilde senden daha iyiyim”…! Ve sonuçları.
* “Kabul” ne demektir? Nasıl gerçekleşir.

Her katılımcının ” anne bağlanma kalitesi hakkında”  bilgi verme niteliğinde bir sistemik çalışması yapılacaktır.
Bu yüzden ve içerik yoğun olduğundan katılımcı sayısı her workshop için 6 kişi olarak belirlenmiştir.

Lütfen en geç 3 gün önceden kayıt yaptırınız.
Mail müracatı sonrası gönderilecek hesap numarasına ödeme gerçekleştirildikten sonra kayıt tamamlanacaktır.

KİMLER FAYDALANABİLİR ?
* Belirgin olarak anne ile ilgili sorun yaşayanlar,
• Her hangi bir ilişki içinde sorun yaşayıp, nedeni ve çözümü bulamayan ve bu sorunu diğer ilişkiler içinde tekrar tekrar yaşayanlar.
• Zarar gördüğü ilişki sistemlerinden uzaklaşamayanlar.
• Bağımlılık geliştirenler. 
• Yaşamlarında , benzer problemlerle tekrar eden döngüler halinde yeniden yüzleşmek zorunda kalanlar.
• Anneleri ile çözemedikleri bir sorun yaşayanlar ya da sevgi ve yakınlık duygusu geliştirememiş olanlar.
Grupla birlikte, katılımcıların tümünün ANNE BAĞLANMA SİSTEMİ ÜZERİNE FARKINDALIK YARATMAYA YÖNELİK BİR ÖN ÇALIŞMA YAPILACAKTIR.
TARİH: 14 ŞUBAT 2019
SÜRE : 4 saat
KATILIM ÜCRETİ: 400 TL / KDV
KAYIT VE KATILIM İÇİN LÜTFEN 
9 ŞUBAT 2019 TARİHİNE KADAR

info@darmanas.com adresine mail atarak ya da 0535 713 2521 no’lu telefondan bize ulaşıp, ön ödemeyi tamamlayarak kayıt yaptırın .

KONSTELASYON ÇALIŞMALARINA TEMSİLCİ OLARAK KATILIM NE SAĞLAR..?

 

Konstelasyon çalışması , diğer sistemik grup çalışmalarında olduğu gibi temsilcilerden oluşan bir grup ve kendi konusunun çalışılacağı (seans alan) bir danışan ve kolaylaştırıcıdan oluşan , fenomenolojik bir yaşantı, terapidir.

Danışanın dışında grup üyelerinin her biri danışanın konusu ile ilgili birilerinin (isteğe bağlı) temsilini yaparlar.

Bu temsili yapabilmek için temsil edecekleri kişiyi tanımalarına ihtiyaç yoktur, zira alanda X kişiyi temsil etmek üzere durduklarında yapmaları gereken tek şey BEDENSEL TEPKİ VE İÇSEL İTİLİMLERİNİ TAKİP ETMEKTİR.

Enteresan bir şekilde ,hiç tanımamalarına rağmen, temsilcilerin yaptıkları her hareket , yönelim ve duygu aktarımı , temsil ettkleri kişi ile bire bir aynıdır.

Temsilci tarafından gerçekleşen, Alandaki bu devinim, kolaylaştırıcıya, Danışanın sistemindeki kişileri, olayları, kurban-fail örüntülerini (paternler), dışlananları vb. kolaylıkla göstererek düzenin düğümlerini çözme dokunuşu yapabilme imkanı yaratır.

Bu fayda sadece Danışanın seansında ve onun sistemine verilmiş gibi görünse de gerçekte alanda hali hazırda olan temsilcilere ve konuya dahil olmadan izleyen diğer grup üyelerine de katkı sağlar.

Temsilci , danışan tarafından “tesadüfen ” seçilir. Fakat bu “tesadüfün ” içi çok doludur. Çalışılacak olan konu ve bu iki kişinin yaşamdaki ( kendi sistemlerindeki) duruşları biraz araştırılırsa enteresan eşleşmeler, benzerlikler göze çarpar.

Yani şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: danışan,seçtiği temsilciyi bilinçdışında sisteminde birilerine çok benzetmektedir.Seçtiği O kişide, temsil edeceği kişi ile benzer ruhsal özellikler ve travmaların olması kuvvetle muhtemeldir. Zaten tam da bu yüzden, temsilciler hiç tanımasalar da temsil ettikleri kişilerle aynı durumları yansıtırlar.

Peki bu temsilci açısından ne demektir?

Bu çalışmalara hiç katılmamış ve yeterli bilgi almamış birçok kişi “temsilci olma” konusunda tedirgin olabiliyorlar. 
Gerekçeleri de ” diğer kişinin kadersel yüküne, karmasına karışmak,ve böylece kendi enerjisini kirletmek.”
ŞUNU NET OLARAK SÖYLEYEBİLİRİM:
SİZDE KARŞILIĞI OLMAYAN (kendi kişisel aile tarihinizde yaşanmamış, bilinmeyen) HİÇBİR KONUDA ZATEN TEMSİLCİ OLARAK SEÇİLMEZSİNİZ. Çok nettir benzer, benzere akar. 
Eğer BİR KONUDA TEMSİLCİ OLARAK SEÇİLDİYSENİZ MUTLAKA AİLE TARİHİNİZİN BİR YERLERİNDE BENZER BİR ENERJİ BULUNMAKTA VE SİZİN ONU GÖRMENİZİ BEKLEMEKTEDİR.
BU açıdan bakıldığında her bir farklı konudaki temsilcilik KİRLENME DEĞİL, İNANILMAZ BİR ARINMA FIRSATINA DÖNÜŞÜR.
Böylece, Konstelasyon çalışmasından alınan faydalar, her konumda (danışan,koaylaştırıcı, temsilci, izleyici ) farklı oranlarda katkı sağlar. 
Temsilci, çalışma sırasında deneyimlediği duygu akışını, serbest bırakmayı, sıkışma ve akıtmayı, affetmeyi bir başkası üzerinden deneyimleyerek tabiri caizse “öğrenir”. Hem kendi sistemi için bir katkı sağlar, hem danışana destek vermiş olarak katkı sağlar hem duygusal farkındalığı artar, “her türlü” olaya karşı yargısız yaklaşabilme özelliği geliştirir.
Bir çalışmanın , her seviyede bu kadar katkı sağlayabiliyor olması muhteşemdir.
izleyiciler ise, alanın dışında olmalarına rağmen aynı duygu akışını daha uzaktan “izleme” şansına sahip olurlar. 
Burada geliştirilebilen belki de en temel özellik “yargısızca izleyebilmektir”.
Az şey mi , ne dersiniz ?

Yaprak HISIM