Aile, Niyet ve Travma Konstelasyonları

NEDİR BU KONSTELASYON ÇALIŞMASI ?

Konstelasyon süreci uygulamalı, fenomenolojik bir beden çalışmasıdır. Gücünü “TEMSİLCİ ALGISI”ndan alır.

“Bildiğimizi bilmediğimiz, fark edilmeden edinilmiş algılar, Konstelasyon çalışmalarının aydınlığa çıkarmayı hedeflediği anahtarlardır.

Konstelasyon çalışması, bireyin düşünsel aktivite ve mantık aracılığıyla değil, daha derin düzlemde, bedensel bir bilişle, kaydolan eski algılarını fark ederek kendi sistemindeki yerini yeniden düzenleme ve yeni algılara yer açma çalışmasıdır.

Bu gerçekleştiğinde, artık kişi yavaş yavaş tekrar eden problemlerinin aydınlandığını farklı bir pencereden algılar. Yaşam, onun için savaş olmaktan çıkıp, tüm değerleriyle keyifli bir oyun alanına dönüşür.

Bizden önce gelenler,  hayatta olan veya olmayanlar ve sonrakiler de dahil kocaman bir sistemin sadece bir üyesiyiz.

Bu geniş sistem içindeki yerimiz ise, doğumumuzdan itibaren, doğduğumuz ve içinde yetiştiğimiz aile vasıtasıyla (özellikle de anneyle bağlanma ve sonrasında baba ve çekirdek ailemizle olan bağımız yoluyla) gelişen “algılarımızla” belirleniyor.

Bu algılar, aile sistemimizde sadece gerçekten bulunduğumuz konumda ilerlememize olanak verecek şekilde gelişmişse, ve bilinçdışı olarak sistemimizdeki başka kişilerin travmalarına takılı değilsek, hayat yolunda rahat, neşeli, başarılı, dayanıklı, uzlaşmacı ve sağlıklı bir ruhsal-bedensel-zihinsel profilimiz olur.

Sistemde kayıp, erken ölümler, boşanmalar, her türlü ihanet, göç, cinayet, taciz, genel olarak “kabul edilemez” varsayılan olay ve kişileri dışlama, ve benzer travmalar varsa ve kişi bunları bağlanma yoluyla farkına varmadan, aidiyet adına “kör sevgiyle” üstlenmişse, kişisel konumunu ve hayat yolunun doğal akışını bozar. Bu bozulma, bireyin hayatında kendini tekrar eden problemler, bilse de çözemediği türlü bağımlılıklar, öfke patlamaları, özel ve profesyonel hayatta ilişki problemleri, açıklanamayan derin mutsuzluk, utanç, kızgınlık, sinirlilik, uykusuzluk, karmaşa durumları, para problemleri, derin korku ve kaygıyla belirli davranışları tekrarlama veya duruş bozuklukları, kronik sağlık problemleri gibi türlü şekilde kendini göstermektedir.

Erken dönemde, bireyin zihinsel aktiviteleri gelişmeden önce anneyle bağlanma yoluyla aktarılan bilgiler, duygular aracılığıyla bedene, hücrelere kaydolur.

Bir yeni doğan, annesinin kollarında olduğunu, zihinsel bir bilişle, düşünmeyle değil, tüm hücreleri ve bedeniyle bilir. Onun tarafından sevildiğini, önemsendiğini, görüldüğünü ve korunduğunu yine aynı şekilde düşünce dışı olarak algılar. Bunları “bildiği” gibi, annede var olan tüm endişe, güvensizlik, korku ya da travmaların bilgisini de bağlanma yoluyla deyim yerindeyse sünger gibi emer.

Konstelasyon çalışmasında ki fenomenolojik yaklaşım ve bedensel deneyimlerle bu bilgiler ulaşılabiliyor ve problem hangi dönemde yaşanmışsa, oradaki kayıt düzeltilebiliyor.

NASIL UYGULANIR:

Konstelasyon çalışmalarının  farklı uygulama alanları (Travma ve Niyet konstelasyonları, Aile konstelasyonları, Organizasyonel konstelasyonlar) var. Genel olarak grup içinde ya da bireysel olarak uygulanabilir. Grup çalışmalarında, danışanın dışında bir grup vardır ve gruptaki bireyler danışanın getirdiği konuya göre, o konudaki şahıs veya olaylar için “temsilci” olurlar. Konstelasyon’un temel olarak Psikodrama çalışmalarından farkı, temsilcilerin, danışanın konusunu bilmeye ihtiyaçları olmamasıdır. Grup Çalışması, bir Konstelasyon kolaylaştırıcısı, temsilciler ve danışandan oluşan bir grupla yapılır. Bireysel Uygulamalar ise Konstelasyon kolaylaştırıcısı, Danışan ve sembol objeler, kartlar yardımıyla yapılır.

Bunu Paylaş...
Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedInEmail this to someone