+90 5357132521
info@darmanas.com

Dünyanın Çocukları Olabilmek

GERÇEK ÖZGÜRLEŞTİRİR...

Dünyanın Çocukları Olabilmek

15823362_1427259037307621_344874391544923194_n

Uzun yazıları okumamak gibi bir alışkanlık oldu. Her şeyi çabucak tüketelim, bakalım geçelim, hemencecik anlayalım, (ama zaten çoğunu da biliyoruz!),istiyoruz. Bir acele, bir sabırsızlık, yetişme telaşıdır gidiyor.

RİCAMDIR: HER KİM BU SATIRLARI OKUYORSA LÜTFEN ON DAKİKASINI AYIRIP ŞÖYLE BİR DÜŞÜNSÜN YA DA HİÇ ZAHMET ETMESİN, ÇÜNKÜ BU YAZDIKLARIM RUHA İNECEK VAKİT VERİLMEZSE ANLAMSIZDIR.!

Bu yazı, eğitmek ve niyet etmek üzerine.

Çevremizi saran korku ve fail enerji ile baş edebilecek iki şey var elimizde, dünyanın başlangıcından beri insanlığı kurtaran iki “önemsiz” şey :
Nuh filmini izleyenler hatırlayacaktır, Bilge Şaman ın , dünyanın sonunun geldiğini bilmesine rağmen en büyük arzusu,tek bir ahududu bulup yiyebilmekti.
O büyük son gelip dalgalar yükselmeye başladığında, herkes en yüksek tepelere tırmanır, can pazarında insanlar insanlıklarını kaybederler. Sonunda, dev bir dalga bilgeyi sarmadan minik bir an önce , önünde kırmızı kırmızı parlayan ahududuyu görür. Gözlerini kapatır ve ahududuyu belki de daha önce hiç tatmadığı bir lezzetle çiğner.
O an, Yaşamın ve Umudun, Anların ne kadar değerli olduğunu bir kez daha anladım.
Son dediğimiz noktalarda bile umutla yaşama tutunmanın , tutunabilmenin güvenli bilgeliğin hissettim.
Herşeye rağmen umut edebilmenin, yaşamda yaşamla kalabilmenin ise tek bir yolu var: en iyi yaptığın şey ne ise KÜÇÜMSEMEDEN, DAHA DA İYİ YAPMAYA ÇALIŞARAK DEVAM ETMEK.
UMUT ET , ÇALIŞ ve DEVAM ET.
Fırtınalar koptu, kopmaya da devam edecek.
Ama artık biliyoruz dostum, yaşamın kuralı bu, ne sürekli yağmur yağar ne de güneş açar. Bu böyle bir çark. Bir aşağı bir yukarı döner durur. Her fırtına, sonrasında taze kokulu, parlak bir hava hediye eder. Fırtınada, yaptığın şeyleri yapmaya devam et. Sessizlikte sabırla ve umutla yap.
Tüm bu tavırlar, dışarıda olan biteni umursamamak değildir. Kayıpların acılarını, yasını yaşamak da sessiz bir sabır gerektirir. İçindeki Fail enerjiye bu duruş ile yaklaştığında , kurbanın acısını görmesini sağlayabilirsin.
Sen , kendi içindeki kavgayı kurban-fail çatışmasını çözmeden, zaten dünya da çözemez. Niyet et, bu yıl, dışarıda olan bitenden çok kendi iç kavganı farkedip çözmeye.
Niyet et, her ne olursa olsun , yapabildiklerinin en iyisini yapmaya devam etmeye.
Niyet et, en zor gününde bile, yaşamın “önemsiz” hediyelerini farketmeye.
Niyet et, en hüzünlü gününde bile, aynı ağaçtaki yaprakların renk zenginliğini farketmeye .
Niye et, UMUDU, her daim taze tutmaya. ..
NİYET ET !

HAYATTA KAL !

“Kurban olurum sana” ları, “Seni öyle çok seviyorum ki ,senin için ölürüm” leri bırakın. SEVDİKLERİNİZ İÇİN ÜRETEREK, PAYLAŞARAK, EĞİTEREK YAŞAMAYI SEÇİN, BU, ÖLMEKTEN DAHA ONURLU VE DEĞERLİ.

 Yeni nesillere öğretmeye devam edin: umudu, yaşamın ürettiğin kadar anlam ifade ettiğini, yeteneklerini sevmeyi ve güvenmeyi, paylaşmanın , sahip olmaktan daha çok mutluluk verdiğini, “değersiz” hiçbir şey olmadığını, ERDEM in HER ZAMAN, ER YA DA GEÇ kazandığını, sabretmeyi, babane-anane sözlerini, aile, komşu, İNSAN DEĞERİNİ. .!

Zamanın ve sistemin bizlere unutturmaya,değersizleştirmeye çalıştığı, zaman zaman küçümsediği, eskilerin bilgece sözlerini, hikayelerini yeniden hatırlayın. Büyüklerimizin , o zaman ki toplumu şefkatle saran yaklaşımlarının altındaki kavramları hatırlayın. Hatırlamak yetmez, yeniden uygulamaya çalışın.

Olsun, BUNU YAPAN BİR TEK SİZ OLUN !

Ayıplarınız olsun, Yazıktırlarınız, Söz verdim olmazlarınız, Kul hakkıdırlarınız, Kutlama, başsağlığı,tebrik MESAJLARINIZ DEĞİL, ziyaretleriniz,  iade-i ziyaretleriniz olsun ! Komşunun aç olduğu yerde tok durulmazlarınız, onlar üzgün ise, müziğin sesini kısmalarınız, yarım elma gönül almalarınız, hal hatır sormalarınız, sebepsiz kucaklamalarınız olsun. Affedişleriniz, mazur görüşleriniz, öyle yapmak istememiştirleriniz olsun. Yas tutanların yanında, kelimesiz duruşlarınız olsun. Büyüklerinizin yaptıklarını hatırlayın: Kiliselerde, Camilerde, Sinagoglarda, Mevlutlarda ve her kutsal toplantınızda sadece aynı YARATICI ya inandığınız için Aminleriniz olsun.

Aynı havayı soluyup , aynı suyu içip, aynı topraktan beslendiğiniz, var olduğunuz DÜNYANIN ÇOCUKLARI olarak yine aynı eve NESİLLER BIRAKTIĞINIZI hatırlayın.

Şimdinin nesillerinin, bu öğretilerden yoksun büyürlerse, ÖFKE, ACI ve YALNIZLIK tan başka bir şey bulamayacaklarını biliyorsunuz. ŞEFKAT ve MERHAMETİ öğretin, yaşatın. Acı ve Öfke ile baş edebilmenin yolunun  hiçbir zaman intikamdan geçmediğini, İntikamın, FAİL DÖNGÜYÜ YAŞATTIĞINI , TEK ÇÖZÜMÜN, ZOR DA OLSA ANLAYIŞ, KABUL ve AFFETMEK olduğunu, daha önce yaşanmış  deneyimlerden örnekler vererek anlatın.

Mahathma Gandi yi okuyun. Yaşamını, savunmasızlık içinde isteğine ve barışa ulaşmasını: Anlatın sonra yeni nesle.

Tüm bunları, okumadan, düşünmeden acele ile yapamazsınız. Yeni Nesle bunu da öğretin. YAŞAM HIZLI DEĞİL, DERİNDİR. Doya doya yaşamak için YAVAŞLAMAK gerekir, durmak, dinlemek, anlamak gerekir. Bunları es geçtiğinde, kaybolmuş duygu karmaşası içinde yalnızlaşırsın.

Velhasıl kelam, büyük sözlere gerek yok, UMUT EDİP, OKUMAK, ÖĞRENMEK, ÜRETMEK ve AKTARMAKTIR YAŞAMIN AMACI.

NE EKERSEK KENDİMİZE, ONU BÜYÜTÜRÜZ ve NEYİ BÜYÜTÜYORSAK ONU YANSITIR, ÖĞRETİRİZ. Daha yaşanılası bir dünya mümkün. O dünyayı inşa etmek, öz değerlerimizi hatırlamak, yeniden yaşatmak, öfke ve acıları ,tüm geçmiş hesapları sevgi ile sahiplenmek, ötekileştirmemekten geçiyor.

JOHN LENNON ile düşünelim bunları…

Sevgi ile kalın.

Yaprak Hısım

 

Tags: , , , , , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir